Translate

13 Mart 2014

Berkin Elvan bir varmış, bir yokmuş...


Uçurtman bizlere emanet!


Berkin Elvan, 16 Haziran 2013’te  polisin attığı biber gazı fişeğiyle yaralandı.


Gezi Direnişi sırasında evinden ekmek almak için dışarı çıktığında başından vurulan Berkin, 269 gün boyunca uyudu...


Küçük Prens, 269 gün tedavi gördüğü Okmeydanı Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde üç ameliyat ve çok sayıda operasyon geçirdi.



6 Mart’ta geçirdiği epilepsi krizinden sonra durumu günden güne ağırlaştı. 



Ertesi gün duran kalbi 20 dakika süreyle çalıştırılamadı. 



Daha sonra yaşam destek ünitesine bağlandı. Beyin fonksiyonları ağırlaştı, iç organlarına zarar vermeye başladı.

Minik kalbi 12 Mart'ta ikinci kez durdu ve sabah saat 07.00 sıralarında hayata gözlerini yumdu.



15 yaşındaki lise öğrencisi, 12 Mart'ta aramızdan ayrıldı.


Vurulduğunda 45 kiloydu, öldüğünde 16…



Hrant için insan seli Osmanbey'den Samatya'ya akmıştı. 
Berkin için Okmeydanı'ndan Şişli'ye uzandı…



İstanbul'daki cenaze törenine onbinlerce kişi katıldı. Ankara'da, Edirne'de, Sivas'ta, Malatya'da, Dersim'de, Roboski'de ve daha nice yerde halk sokaklardaydı. O akşam Berkin'in, Ethem'in, Ali İsmail'in, Medeni'nin, Abdullah'ın, Ahmet'in, Hasan Ferit'in, Mehmet'in katilleri de aramızdaydı. 





"Çocuklar uyuduğunda sessiz olunur, öldüğünde değil!"


KATİL VAR!
BERKİN ELVAN
ALİ İSMAİL KORKMAZ
AHMET ATAKAN
HASAN FERİT GEDİK
ABDULLAH CÖMERT
MEHMET AYVALITAŞ
ETHEM SARISÜLÜK
MEDENİ YILDIRIM







Berkin Elvan 15'inde bir fidan






GÜLE GÜLE ÇOCUK…


Kişi kötü demeyelim, işi kötü diyelim. 
Bağışlamak en büyük emek.


Ya Allah, can kıblesine döndük.
Sana yakarıyoruz.
Hakk’a yürüyen can senin aşığındır.
 Sen canansın, o can. 
Şimdi canı, bedenini terk etti; bedeni toprağa dönecek, canı ise sana.


Pir Ali, mürşit Muhammed ve Ehl-i beyt yüzü suyu hürmetine üçler, beşler, yediler, onikiler, ondörtler, onyediler ve kırklar bize yardımcı olsun, yol göstersin.

Hakk’a yürüyen canımızın arkasından yaptığımız bu helallik tören gönül defterine kayıt edilsin, silinmesin hatırlansın.



Erenler, canlar, dostlar, yarenler
Yüzümüz yerde, özümüz dâr’da
Elimiz bağlı, yüreğimiz dağlı
Gözümüz yaşlı, bağrımız ateşli
Yaşam bitimli, acılar bitimsiz.
Yer anamız, gök atamız

Doğada doğduk, topraktan var olduk
Bir tende can bulduk, bir bilinçle özgür olduk
Kişi kötü demeyelim, işi kötü diyelim
Bağışlamak en büyük emek
Emeğiniz varsa bağışlayın
Toprak ana bir canı bağrına basıyor.


Ateş külde söner, acı yürekte diner.
Acı paylaşıldıkça azalır, 
Sevgi paylaşıldıkça çoğalır.
Acılar azalsın, sevgiler artsın.
Kinler bitsin, dostluklar pekişsin.
Yeni yaşamlarda yeni çiçekler yeşersin.
Allah kalanlara uzun esenlik dolu yaşam versin. Erenlerin, evliyaların ruhu sinsin.

Hacı Bektaş Veli, Hatayi Sultan, Pir Sultan ruhunu pak etsin






8 Mart 2014

İFK'dan kınama


8 MART'TA SOSYALİST ERKEK ŞİDDETİ!

12. Feminist Gece Yürüyüşü'nde polisten şiddet beklerken Kaldıraç grubundan erkeklerin fiziksel ve sözlü şiddetine uğradık. Kaldıraç, Mücadele Birliği, Partizan ve EKA yaptığımız bütün uyarılara rağmen bize alanı açmadılar. Bayraklarını indirip aramızdan çıkmaları konusunda ısrarcı olduğumuz, kendilerinden destek talep etmediğimiz halde kortejimize gidip "yoldaşlarımızla dayanışıyoruz" saçmalığıyla bize kendilerini dayattılar. Erkekler 12 yıldır gerçekleştirdiğimiz 8 Mart Feminist Gece Yürüyüşü'nde bile kadınlar üzerinde baskı yarattılar, hakimiyetlerini kurmaya çalıştılar, sözlü ve fiziki şiddet uyguladılar. Bu yüzden aylardır hazırlandığımız ve büyük bir coşkuyla başladığımız eylemimizi sonlandırmak zorunda kaldık. İstanbul Feminist Kolektif olarak hazırladığımız açıklamayı aşağıda paylaşıyorum:



İSTANBUL FEMİNİST KOLEKTİF'TEN KINAMA:

Feministler olarak 12 yıldır 8 Mart’ta patriyarkaya, erkek şiddetine, cinsiyetçiliğe, heteroseksizme, kapitalizme, militarizme, emperyalizme ve savaşa karşı kadınlar ve translar olarak Taksim’de feminist gece yürüyüşünü düzenliyoruz. Aylar önce feministler olarak çağrısını yaptığımız ve örgütlenmesi için çalıştığımız yürüyüşümüze bu yıl da binlerce kadın katıldı. Galatasaray’da başlattığımız yürüyüşümüz büyük bir coşkuyla, sloganlarımızla devam etti.

AKP hükümeti geçen 1 Mayıs’tan bu yana Taksim’de yapılan eylemlere polis şiddetiyle müdahalede bulunuyor. Gezi direnişi günlerinden beri toplumsal muhalefetin Taksim’deki eylemlerine gazla, suyla, copla saldırmaya devam ediyor. Bugün de Fransız konsolosluğu önünde Taksim’e girişi kestiklerini gördük.

Feministler olarak polis barikatının önüne geldiğimizde biz gelene kadar eylemsiz biçimde barikat önünde duran kadınlı erkekli sosyalist gruplar (Kaldıraç, Mücadele birliği, Partizan, EKA) öncesinde yaptığımız uyarılara rağmen bize alanı açmadılar. Bu durum kimi sosyalist grupların bir politik hareket olarak feminizmin mücadelesini ve örgütlenmesini meşru görmeyen yaklaşımlarının en açık ifadesidir. Bu grupların eylemsiz olarak polis barikatı önünde beklerken, feminist kortejin gelmesiyle polise karşı eyleme geçmelerini siyasi etiğe uygun bulmadığımız gibi toplumsal hareketin devlet karşında dayanışmacı bir tutum sergilemesi fikrinden de tümüyle uzak buluyoruz. En kötüsü de bu grupların eylemimizi engellememeleri yönünde yaptığımız uyarılara hakaret ve fiziksel şiddet uygulayarak yanıt vermeleri oldu. Kaldıraç grubunun bayraklarının inmesini isteyen kadınlar ve LGBT bireylere, Kaldıraç grubundan erkekler fiziksel şiddet ile karşılık verdiler. 8 Mart’ta erkek devlet şiddetine karşı yürürken kimi sosyalist erkeklerin şiddetiyle karşılaşmamız tarihe bir kayıt olarak geçti. 
Daha kötüsü eylemimize müdahale eden bu grupların bizim eylem komitesi olarak bu durum nedeniyle eylemi sonlandırmak zorunda kalışımızın ardından bayraklarını toplayarak ve sessizce geri çekilmeleri oldu.

8 Mart’ta bile alanları kadınlara bırakmayan, feminizmi meşru bir politik hareket olarak görmeyen, hiçbiri siyasi etiğe girmeyen tutum ve davranışlar sergileyen bu grupları kınıyoruz. Bu vesileyle erkek egemenliğine karşı haklı mücadelemizi her yerde sürdüreceğimizi bir kez duyuruyoruz.


İstanbul Feminist Kolektif / 08.03.2014

fotoğraflar: fatih kaynak